Arkadaşlar öncelikle yıllardır bu konuyu düşünmekle birlikte henüz hangisinin daha mantıklı geldiğini çözebilmiş değilim. Ancak bazı arkadaşların bir düşünceyi körü körüne savunduklarına şahit oluyorum ve bu arkadaşları at gözlüklerini çıkarmaya davet ediyorum. Bu konuda hangisinin daha mantıklı olduğunu bulmak için tarafsız bir tutum içinde değerlendirmelerimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum.Ben bu yazımda her iki tarafın artı ve eksi yönlerini ortaya koymaya çalışacağım.
Türkiye’de İngilizce eğitim verilmelidir :
Türkiye’de üniversite düzeyinde eğitim dilinin ingilizce olmasını savunanların genel olarak savundukları düşünceleri aşağıda açıklamaya çalışacağım.
- Kendimizi kanıtlamak için İngilizce Eğitim Almalıyız : Bu fikri savunanların temel dayanak noktası kendimizi bilim dünyasında kanıtlayabilmemiz için makalelerin evrensel dil olan (?) İngilizce ile yazılması gerektiğidir.Böylece yazdığımız makaleleri dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişi rahatlıkla anlayabilir.Bunun için İngilizce bilimsel bir makale yazmak ancak ingilizce eğitim ile gerçekleşebilir görüşü üniversitelerdeki eğitim dilinin ingilizce olmasının savunulmasında önemli bir yer tutuyor.
- İngilizce Eğitim ile İngilizce yazılmış makale ve Tezleri Rahatlıkla Okuyup Değerlendirebiliriz : Gene bu fikir birinci fikir ile tamamen aynı olup tek farkı yazmanın dışında yazılanları da okuyabileceğimiz gerçeğidir. Bu kabiliyetle dünya bilimini güncel olarak kendimiz takip edebiliriz bir bilen tarafından türkçeye çevrilip önümüze hazır olarak konulmasından ziyade kendimiz arayıp buluruz böylece kendimiz yeniliklere daha çabuk adapte olmuş oluruz.
- Bilim Dili İngilizcedir : Bu fikri tarafsız olarak düşündüğümüzde günümüzde malesef üzülerek söylüyorum ki bu bir gerçektir. Bilinçli olarak bilim dilinin İngilizce olması için uğraş verenler günümüzde bunun ekmeğini şüphesiz kendi dillerinde eğitim yaptırarak yiyorlar.Şöyle ki ; Şu anda 3.dünya ülkesi olan gelişmekte olan ülkeler birşey yaptıktan sonra yaptıklarını dünyaya duyurmak için ingilizceye ihtiyaç duyarlar.Hangi üniversite ya da uluslar arası bilim dergileri ingilizce,almanca,fransızca gibi temel dillerden olmayan dilleri dergilerinde yayınlıyorlar?Yayınlıyorlarsa yüzde kaçı bu kategoriye giriyor?Bu söylediklerimizin haklılığını şu şekilde kanıtlayabiliriz.Eminim ki herkes google arama motorunu kullanıyordur. Bu arama motorunda yer alan tezlerinde yüzde kaçı İngilizce yüzde kaçı Almanca Yüzde kaçı Türkçe? Sizinde tahmin edebileceğiniz gibi Türkçe diğer 3 dilin yakınından bile geçmiyor.Türkçe’nin bir ingilizce,fransızca,almanca kadar bilim de geçerli olmadığının sebeplerini düşünürseniz belki de bazı cevaplar alabiliriz.Ülkemizde bilimin gelişmesine engel olmak isteyen zihniyetlerin bu kadar aktif olarak yer aldığını düşünürsek gelişmemizin temel olarak en baştan bilinçli olarak kısıtlandığı görülebilir. Ayrıca beyin göçünün buna çok büyük bir katkısı vardır.Bizde zeki olan bilim insanlarımız hemen Avrupaya ya da Amerikaya giderek çalışmalarına burada devam ediyor.Hali ile ses getiren çalışmaları İngilizce oluyor.Bu beyin göçünün önüne geçersek bilim insanlarının beyin göçüne engel olursak ses getiren çalışmalarımızı türkçe yaparsak o zaman dünya mecburen Türkçe öğrenmek ya da en azından Türkçe çevirmen kullanmak zorunda kalmaz mı?Ama bunları yerine getiremiyorsak o zaman dünyaya sesimizi duyurmak için mutlaka makalelerimizi,tezlerimizi İngilizce olarak yazabileceğimiz bilgi ve birikime sahip olmamız gerekir.
- Teknik Terim Kargaşası : Bunu daha iyi anlamak için kendi okuduğum bölüm olan havacılıktan birkaç örnek vermek istiyorum. Bazı dersler de görmüş olduğumuz İngilizce Terimlerin Türkçe karşılığı hocadan hocaya değişmekte bir terimin türkçesini başka hoca başka şekilde anlatmakta ama karşılığı olan terim İngilizce’de hep aynı kelime olmaktadır.Bunun neticesinde ders türkçe olsada Crankcase kelimesini söylerken motor bloğu terimlerinden hangisini kullanacağınız diye şaşırıken aramızda ya da dersler de “Krankcase şu işe yarar : ” ya da “Sınavda krankcase’den 2 soru çıkacakmış gibi yarı ingilizce yarı türkçe kelime kurmak zorunda kalıyoruz böylece ne İngilizce ne de Türkçe sağlam bir temel almış oluyoruz. Bunun çözümü için o dersin ya tamamen Türkçe’sini yada İngilizceni görmek gerekiyor.Türkçe terimler daha bilimin her alanında yayılmadığı için İngilizce öğrenmek kavram karmaşasını biraz olsun hafifletiyor görüşünü savunanlara bu noktada hak veriyorum.
Türkiye’de Türkçe eğitim verilmelidir :
Türkiye’de neden eğitimin Türkçe olması gerektiğini savunanların genel olarak savunduğu görüşleri de açıklayalım.
- Bir Konunun Türkçe Anlaşılması Zor iken İngilizce Nasıl Anlayalım ? : Bu görüşü savunanlara katılmamak elde değil. Doğduğumuzdan beri Türkçe duyuyoruz,konuşuyoruz.Türkçe’ye bu kadar hakimken anlayamadığımız konular ister istemez oluyor.Örneğin İntegral kavramını ele alalım.İntegrali anlamak kimimize Türkçe zor geliyorken bunu İngilizce daha iyi öğrenebileceğimizi kim iddia edebilir?Sonucunda illa İngilizce dediğimiz de yarım yamalak bir bilgiye sahip olmuş olmazmıyız?
- Çok Zeki Olduğu Halde İngilizceden Anlamayan Ne yapsın? : Belki de en çok karşılaştığımız örneklerden biri de budur.Arkadaş çok iyi süper ama İngilizceyi dersin dili olarak işleyecek kapasite ve bilgiye sahip değil ne yapacağız?Zaten böyle bir arkadaşın bu bilgi ve kapasiteye sahip olduğunu beklemek bir hatadır bence.Bu arkadaş bir Amerikan ya da İngiliz vatandaşı değildir.Türkiye’de sömürge bir değildir.Eee o zaman neden böyle bir birikime ihtiyaç duyalım ki?Yani İngilizce bilmediği için birşey üretme yetkisi elinden alınan bir kişiyi bilimden soğutmak ne kadar bilimsel olur onun orası da tartışılır.
- Ancak Sömürge Ülkeler Başka Ülkelerin Dilinde Eğitim Yaparlar : Zamanında İngilizler bakmışlar İskoçları savaş ile fikirlerinden döndüremiyorlar.Asıyorlar,Kesiyorlar yok sonuç hep aynı bunlar gene İngilizlerin istediklerini yapmıyorlar o zaman İngilizler demişler ki: “Bunları ancak kendi dillerinden uzaklaştıralım ancak o zaman kendi milli duygularını kaybederler.” Bu fikri uygulamaya başladıkların da ne kadar haklı olduklarını da anlamışlar.Bunun neticesin de emperyalist olan devletler güdümüne sokmak istediği ülkelerin dilini hemen kendi dillerine çevirmişlerdir.Hindistan,Yeni zellanda,Fas,Tunus,Cezayir bunlara başlıca örnek değil midir?Bunca örnek varken İngilizce Eğitim bir emperyalist hareketin tüm dünyada doğurduğu bir sonuç olarak kabul gördüğü halde kendi ayaklarımızla neden uçuruma yürüyoruz fikri tamamen mantıklı ve gerçekçi bir savunmadır benim için.
- Türk Dili Bilim için Çok Uygun Bir Dildir : Her ne kadar Dil Bilimci olmasam da bu konuya sonuna kadar katılıyorum.Türkçe de yeni kelime türetme kolaylığı,anlaşılabilirliği,yazılım ve okunuş arasında ayrım olmaması gibi konular Türkçe’nin kolay anlaşılabilmesi için bir avantaj teşkil ediyor.Yani Türkçe yazılmış bir makaleyi anlamak çok daha kolaydır.İngilizce genel olarak kelime türetme konusundan yoksun olduğu içinyeni bulunan kelimeler de kısaltmalara gidilir. DNA,RADAR gibi kelimeler aslında birçok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kısaltmalardır.Yani sözün özü Türkçe bu kadar bilime uygun bir dilken neden daha az uygun olan dili sırf dünya konuşuyor diye kabul edelim?
Yazımı bitirirken kendi izlenimlerimi de paylaşmak isterim.Bu yazıyı yazarken elimden geldiği kadar tarafsız yazmak istedim.Bence çözüm Türkçe’yi Evrensel bir dil yapma da yatıyor.Eğer bu düşünce ile devam edersek her geçen gün İngilizceyi hayatımızın her alanına girmesine ses çıkaramayacağız.Bunu engellemek için Dünya çapında buluşlar geliştirerek bunları inatla Türkçe yayınlayacağız.Yararlanmak isteyenler mutlaka Türkçe bilecek ya da Tercüman tutacak.Beyin göçünü mutlaka engelleyeceğiz.Biraz daha işe milli duygularla bakarak bolca çalışacağız.Çalışmayı hayatımızın her alanında bir hayat felsefesi olarak alırsak neden bilim dili olmayalım?Atatürk’ün dediği gibi “Ülkesini yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti dilini de yabancı dillerin boyundurluğundan kurtarmalıdır” sözünü kendimize ilke edinerek bilim dünyasında ses getirmemiz gerekmektedir. Ayrıca Atatürk’ün bir diğer sözünü de hiç unutmamamız gerekir : “Türk demek dil demektir.Dil milliyetin çok nitelikli değerlerinden biri dildir.Türk Milliyetindenim; diyen her insan herşeyden önce Türkçe konuşmalıdır.” Eğer İleride de dilimize sahip olmak istiyorsak bazı konularda fedakarlık yaparak çok çalışmamız gerekir.
Caner Acarbay
18.07.2009
Etiketler: Eğitimin Dili, İngilizce eğitim, Türkçe eğitim, Üniversiteler de dil sorunu?, Üniversiteler de Eğitim hangi dil olmalı?, Üniversitelerdeki eğitim hangi dilde yapılmalıdır?
Benim bu konudaki görüşüm şöyledir:
Şunu kabul etmeliyiz ki teknolojisi veya bilim alanlarındaki çalışmaları bakımından çok gelişmiş bir ülke değiliz, hala Kurtuluş Savaş’ının yorgunluğu üzerimizde desek hiç de yanlış olmaz aslında. Hâl böyle olunca, bizden ileri olan toplumlardan bazı şeyler öğrenmemiz gerekiyor. Okula yeni başlayan bir öğrencinin eline kağıt kalem verip hadi yaz bakalım diyemezsiniz, önce harfleri başkaları tarafından öğrenir ve sonra kendini geliştirir, kendi stilini ortaya koyar. Dünyada teknoloji ve bilimde ileri gelen ülkeler İngilizce’yi ortak bir dil olarak görmüşler ve bu halen böyle devam etmektedir. Bu nedenle önce öğrenmemiz gereken şeylerin dili İngilizce oluyor. Eğitimimiz İngilizce olmalı ki dünyaya ayak uydurup, düşünüp dünyayı anlayabilelim.
Elbette ki Atatürk’ün söylediği şey doğru fakat bırakın önce kendimizi biraz geliştirelim, dünyanın teknoloji ve bilim bakımından ileri gelen toplumlarından biri olduğumuzda asıl silahımız olan Türkçe’mizi kullanalım.