<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KopyalaYapistir &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.kopyalayapistir.com/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kopyalayapistir.com</link>
	<description>Havacılık-Bilgisayar-Elektronik</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2009 08:17:52 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sanallaştırma Nedir?</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/11/02/sanallastirma-nedir/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/11/02/sanallastirma-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 08:17:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bttn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[Sanallaştırma Öncesi ve Sonrası

Fiziksel kaynağımızı, ihtiyacımız doğrultusunda istediğimiz kadar mantıksal parçalara bölerek, toplam sunucu verimliliğini optimize etmeye sanallaştırma deniyor. İş gücü kaybını ve maliyetleri azaltmasının yanı sıra sanallaştırma, işletmelere yüksek verimlilik ve esneklik sağlıyor.  Sanallaştırma kısaca fiziksel bir yapıyı alıp mantıksal hale getirmektir.
Sanallaştırılmış bir bilgisayar temelde sadece bir sabit disk dosyasıdır. Bununla beraber sabit diskinizdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanallaştırma Öncesi ve Sonrası</p>
<p><span id="more-181"></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Fiziksel kaynağımızı, ihtiyacımız doğrultusunda istediğimiz kadar mantıksal parçalara bölerek, toplam sunucu verimliliğini optimize etmeye sanallaştırma deniyor. İş gücü kaybını ve maliyetleri azaltmasının yanı sıra sanallaştırma, işletmelere yüksek verimlilik ve esneklik sağlıyor.  Sanallaştırma kısaca fiziksel bir yapıyı alıp mantıksal hale getirmektir.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Sanallaştırılmış bir bilgisayar temelde sadece bir sabit disk dosyasıdır. Bununla beraber sabit diskinizdeki bu dosya, aslında bir yedekleme (backup) dosyası olarak da sayılabilir. Yani bu dosyayı (işletim sistemi ve içindeki uygulamaları) istediğiniz yere taşıyıp sonradan sanal makineye tekrar kopyalayarak çalıştırabilirsiniz. Sanallaştırma çeşitlerini ise şöyle sıralayabiliriz: Sunucu Sanallaştırması, Uygulama Sanallaştırma, Sunum Sanallaştırması, Masaüstü Sanallaştırması ve Depolama Sanallaştırması.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Düşünün bir sistem odasında 100 tane fiziksel server var. Bu serverlerin çalışması için elektrik, birbirleri ile haberleşme için kurulan network cihazları, rack kabinlerin kapladığı alan, soğutma giderleri, arızalandığı zaman ayırdığınız bütçe bakım giderleri peş peşe eklediğiniz zaman cebinizi yakacak tutarda bir rakam ortaya çıkacaktır. Oysa serverlerinizi Sanal ortama taşımış olsaydınız 100 tane sunucuyu bir rack dolaba sığdırarak bakım elektrik soğutma ve kapladığı alandan doğan giderler büyük oranda azalacaktır. 4 adet fiziksel server, bir network disk havuzu ile 100 adet serverı sanal olarak kontrol edebilirsiniz ve yönete bilirsiniz. BT çalışanları için en büyük kabus bir serverın bozulması ve yeniden kurulması işlemidir.Sanal sistemde ise mevcut serverın yedeklerini belirli zamanlarda alıyorsanız, bozulan serverın yerine yenisini koymanız en fazla 30 dakika sürmektedir.Ayrıca sanal ortama taşıdığız serverleri fiziksel ortama fiziksel ortamdaki serverleri sanal ortama kolayca taşıyabilirsiniz.</p>
<h2>Serverlerinizi Sanallaştırdığınız zaman</h2>
<ul>
<li>Yazılım/Donanım bağımsızlığı: Dinamik olarak donanım kaynaklarının sanallaştırma katmanı (Hypervisor) aracılığı ile kullanımı,</li>
<li>Şeffaflık: Tam anlamı ile gerçek donanım gibi çalışır,</li>
<li>Hızlı Sistem oluşturma: Şablonlardan çok kısa sürede yeni sunucular oluşturabilme,</li>
<li>Merkezi Yönetim: Tek Merkezden tüm sunucuların yönetim ve raporlanması,</li>
<li>Lisanslama: Tek enterprise Lisansla 4 işletim sistemi çalıştırma,</li>
<li>Donanım barındırma ve yazılım geliştirme maliyetlerini ~%40 düşürmek,</li>
<li>Operasyon maliyetlerini ~%70 düşürmek,</li>
<li>Arttırılmış kullanılabilirlik,</li>
<li>En yüksek seviyede ölçeklenebilme,</li>
<li>Kritik görevli uygulamalar için gerekli kaynakları sağlamayı garantilemek mümkün..</li>
</ul>
<h2>Sanallaştırma Öncesi:</h2>
<ul>
<li>Her sunucu için tek işletim sistemi</li>
<li>Yazılım ve donanım ayrılmaz halde</li>
<li>Aynı sunucu üzerinde birden fazla uygulama çalıştırma sorunları (Kaynak çakışmaları)</li>
<li>Düşük utilizasyon</li>
<li>Esnek olmayan pahalı altyapı</li>
</ul>
<h2>Sanallaştırma Sonrası:</h2>
<ul>
<li>İşletim sistemi ve donanım arasındaki bağ koparıldı.</li>
<li>İşletim sistemi ve uygulama sanallaştırılarak aynı donanım içinde yönetilebilir ayrı bir VM haline geldi.</li>
<li>Güçlü hata ve güvenlik izalasyonu</li>
<li>Artık sunucular donanım bağımsız, yani istediğiniz her yere taşıyabilirsiniz.</li>
<li>Fazla söze gerek yok sanal sisteme  geçmenin tam zamanıdır…</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/11/02/sanallastirma-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Takım Arkadaşları Aranıyor…</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/10/14/takim-arkadaslari-araniyor%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/10/14/takim-arkadaslari-araniyor%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 21:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hidroana]]></category>
		<category><![CDATA[Hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[Takım arkadaşı aranıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[
Alternatif enerji sektöründe 2 yıldır Hidrojen ile çalışan araçlar üreten Anadolu Üniversitesi Hidromobil ekibi olarak ekibimize katılmak isteyen arkadaşlar arıyoruz.
Meraklı, araştırmacı kimliğe sahip, teorikte bildiklerini pratiğe geçirmek isteyenler herkes ekibimize katılmak için başvurabilir. Ekibimize yanlızca Anadolu Üniversitesinden değil Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden de arkadaşlar başvurabilir.
Okulumuzda öğrenciler için  AR-GE adına büyük bir fırsat olan Hidromobil Projesinde artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="Hidroana" src="http://www.hidroana.net/buyuk/elemanalimi_buyuk.jpg" alt="" width="448" height="623" /></p>
<p>Alternatif enerji sektöründe 2 yıldır Hidrojen ile çalışan araçlar üreten Anadolu Üniversitesi Hidromobil ekibi olarak ekibimize katılmak isteyen arkadaşlar arıyoruz.</p>
<p>Meraklı, araştırmacı kimliğe sahip, teorikte bildiklerini pratiğe geçirmek isteyenler herkes ekibimize katılmak için başvurabilir. Ekibimize yanlızca Anadolu Üniversitesinden değil Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden de arkadaşlar başvurabilir.</p>
<p>Okulumuzda öğrenciler için  AR-GE adına büyük bir fırsat olan Hidromobil Projesinde artık sizde görev alabilirsiniz. Buradan başvuru formunu indirerek(<a href="http://www.hidroana.net/basvuru_formu.doc"><strong><span style="color: #ff0000;">http://www.hidroana.net/basvuru_formu.doc</span></strong></a>), CV’niz ile birlikte Recep GÜLLÜ, Emin DEMİROĞLU yada Malzeme bilimi ve Mühendisliği bölüm sekterliğine teslim edebilrsiniz..</p>
<p>İletişim için;</p>
<p>Recep GÜLLÜ<br />
Ekip Koordinatörü<br />
GSM: 0 555 524 11 36<br />
e-mail: <a href="mailto:recepg@anadolu.edu.tr">recepg@anadolu.edu.tr</a></p>
<p>Emin DEMİROĞLU<br />
Koordinatör Yrd.<br />
GSM: 0 538 254 15 17<br />
e-mail: <a href="mailto:edemiroglu@anadolu.edu.tr">edemiroglu@anadolu.edu.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/10/14/takim-arkadaslari-araniyor%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyonu KAPAT!</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/10/televizyonu-kapat/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/10/televizyonu-kapat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 08:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Requiem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Ünlüler TV hakkında neler demişler:

” Televizyon tarafından yönlendirildiğimizi biliyor musunuz? ”
from the poem An American Prayer by Jim Morrison

” Bir nedenden dolayı televizyona kapatma düğmesi koymuşlar. Kapat… Gerçekten çok fazla televizyon izlemiyorum. ”
President George W. Bush, C-SPAN interview, January 2005

” Amerikalı çoçuklar ve yetişkinler, uyumak dışında diğer aktivitelere harcadıkları zamandan daha fazla olarak, hafta da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://www.samimciftci.com/upload/stopstart.jpg" alt="" width="250" height="200" />Ünlüler TV hakkında neler demişler:</p>
<blockquote>
<h3>” Televizyon tarafından yönlendirildiğimizi biliyor musunuz? ”<br />
<strong><span style="color: #c0c0c0;">from the poem <em>An American Prayer</em> by Jim Morrison</span><br />
</strong></h3>
<h3>” Bir nedenden dolayı televizyona kapatma düğmesi koymuşlar. Kapat… Gerçekten çok fazla televizyon izlemiyorum. ”<br />
<strong><span style="color: #c0c0c0;">President George W. Bush, C-SPAN interview, January 2005</span><br />
</strong></h3>
<h3>” Amerikalı çoçuklar ve yetişkinler, uyumak dışında diğer aktivitelere harcadıkları zamandan daha fazla olarak, hafta da 22 ile 28 saat arasında televizyon izleyerek harcıyorlar. 70 yaşına geldiklerinde hayatlarının 7 ile 10 yılını televizyon karşısında harcamış oluyorlar. ”<br />
<span style="color: #c0c0c0;">The Kaiser Family Foundation</span></h3>
<h3>” Beynini kapatmak için televizyon izliyorsun ve beynini çalıştırmak istediğinde bilgisayarında çalışıyorsun.”<br />
<strong><span style="color: #c0c0c0;">Steve Jobs, co-founder of Apple Computer and Pixar, in Macworld Magazine,      February 2004</span><br />
</strong></h3>
<h3>” Çocuklar tevizyon izleyerek okumayı öğrenemezler. Televizyon sadece arkaplan gürültüsü ve kirliliğidir.”<br />
<span style="color: #c0c0c0;">First Lady Laura Bush during the Republican National Convention in Philadelphia,      July 2000</span></h3>
<h3>“Bugünlerde birşey için televizyon karşısında oturmuyorum. Söylemek istediğim televizyon izlemediğimdir. Hayatımdan televizyonu çıkardım. Bu mükemmel bir esasdan çıkmadı. Bütün gün çalışıyorum. Seyehat ediyorum, aşkamları söyleşi veriyorum. Spor ve haberden hariç, tam olarak televiyon izlemiyorum. ”<br />
<strong><span style="color: #c0c0c0;">Talk show host Jerry Springer in an interview with the San Jose-Mercury News,    January 2000</span></strong><strong><br />
” Güçlü bir mevcudiyetin ya da bir kişinin elinde çok fazla medyaya sahip olması bana yanlış geliyor. Bu olay ülkemizin kuruluşuna taban tabana zıt olduğunu düşünüyorum. Bence, taban tabana zıt olan Amerikaların öğrenemeye ihtiyaç duydukları haber ve bilgilerin, tek bir yerden yönetilen çeşitli kaynaklardan alıyor olmalarıdır. ”<br />
</strong><span style="color: #c0c0c0;"><strong>President Bill Clinton upon signing the Telecommunications Act of 1996 on the V-chip, designed to help parents block out violence on television</strong></span></h3>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Daha fazla zamanınızı tüketmeden, televiyonunuzu kapatın ve hayatı yaşamaya başlayın! Daha fazlası  için <a href="http://www.turnoffyourtv.com/" target="_blank">http://www.turnoffyourtv.com/</a> adresini ziyaret edebilir ya da takipte kalabilirsiniz…</p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/10/televizyonu-kapat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3. Nesil GSM Hizmetleri</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/02/3-nesil-gsm-hizmetleri/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/02/3-nesil-gsm-hizmetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 08:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eozturk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[3.Nesil GSM Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[3G]]></category>
		<category><![CDATA[3N]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[GSM]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-2000 (International Mobile Telecommunications-2000) (IMT-2000), ya da daha bilinen adıyla 3G, 3N ya da 3. Nesil, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesidir. Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-2000</strong> (International Mobile Telecommunications-2000) (IMT-2000), ya da daha bilinen adıyla <em>3G</em>, <em>3N</em> ya da <em>3. Nesil</em>, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesidir.<span id="more-131"></span> Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaştırıldığında, 3G eşzamanlı konuşma ve veri hizmetleriyle daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniş yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s&#8217;e ulaşan hızları) desteklemektedir. Bu sayede 3G ağları, ağ operatörlerinin daha geniş ve gelişmiş hizmetleri, geliştirilmiş spektral verimlilik sayesinde ulaşılan daha büyük ağ kapasitesiyle sunmalarını sağlar.</p>
<p>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üçüncü nesil (3G) mobil telefon standartlarını gelişimin hızlanması, bantgenişliğinin artması ve daha geniş uygulamaların desteklenmesi için tanımladı. Örneğin, GSM (şu anki en yaygın cep telefonu standardı) sadece ses değil, aynı zamanda 14.4 kbps hızlarında devre anahtarlamalı veri aktarımını destekler; ancak çokluortam uygulamalarının desteklenmesi için 3G&#8217;de paket anahtarlamalı verilerin daha iyi spektral verimlilikte ve daha yüksek hızlarda aktarılması gerekmektedir. Paket anahtarlaması sayesinde 3G sisteminde cihazlar bant genişliğini sadece veri alışverişi sırasında işgal ederler. Özet olarak, 3G&#8217;nin 2G&#8217;ye göre getirmiş olduğu en büyük yenilik, iletimin ses yerine veri odaklı olmasıdır.</p>
<p>Tarihçe</p>
<p>İlk ticari örnekleri Japonya&#8217;da 2001 yılında görülen bu teknoloji, 2003&#8242;ten itibaren Avrupa&#8217;da da kullanılmaya başlanmıştır. 3G hizmetleri Türkiye&#8217;de 2009 yılında kullanıma girmiştir.</p>
<p>7 Eylül 2007 tarihinde Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan 3. Nesil lisans ihalesi, tek bir GSM operatörünün (Turkcell) katılması, diğer operatörlerin ise <em>Numara taşınabilirliği</em> olmadan ihaleye katılmayacaklarını belirtmeleri üzerine ihale iptal edilmiştir.</p>
<p>Yeni ihale 05.06.2008 tarihinde başlamıştır. Bu ihalede Turkcell 3 kanal Avea ve Vodafone 2 kanal almıştır,ama 3G&#8217;nin Türkiye&#8217;de devreye girme tarihi 30 Temmuz 2009&#8242;dur.</p>
<p>Türkiye&#8217;de 3G&#8217;yi 81 ilde aynı anda başlatacak olan operatörler Turkcell ve Vodafone&#8217;dur.</p>
<p> </p>
<h2>Kullanılan Teknolojiler</h2>
<p>3G&#8217;de aynı 1G ve 2G gibi, hücresel bir ağ sistemi kullanılır.</p>
<p>3G teknolojilerine örnek olarak <em><strong>U</strong>niversal <strong>M</strong>obile <strong>T</strong>elecommunications <strong>S</strong>ystem</em> (yani <em>Evrensel Mobil İletişim Sistemi</em>) anlamına gelen UMTS verilebilir. Bunun yanında Kuzey Amerika&#8217;da kullanılan CDMA2000 ve Japonya&#8217;da <em><strong>F</strong>reedom <strong>o</strong>f Mobile <strong>M</strong>ultimedia <strong>A</strong>ccess</em> (<em>Mobil Çoklu Ortam Erişimine Özgürlük</em>) anlamına gelen FOMA standardları da bir 3G teknolojisidir.</p>
<p>UMTS klasik frekans veya zaman çoklu iletişim (multiple access) tekniklerinden prensip olarak cok farklı olan kod çoklu iletişim CDMA (Code Division Multiple Access) teknolojisini kullanir. Bir çeşit dağınık frekans (spread spectrum) tekniği olan bu teknolojide kullanıcılar 5MHz genişligindeki aynı banttan haberleşirler. Her vericinin sinyali özgün bir yonga koduyla çarpılarak (bu kodun hızı 3.84Mchips/s) 5MHz genişliğindeki spektruma yayılır. Alıcı da bu spektruma yayılmış sinyali aynı yonga koduyla çarparak veriyi elde eder.</p>
<p> </p>
<h2>Avantajları</h2>
<p>3G&#8217;nin getirmiş olduğu birçok yenilik vardır:</p>
<ul>
<li>Mesajlaşma, internet erişimi ve yüksek hızda çoklu ortam haberleşme desteği</li>
<li>Gelişmiş hizmet kalitesi</li>
<li>Gelişmiş pil ömrü</li>
<li>Konumlandırma hizmetlerinin sağlanması</li>
<li>İşletim ve bakım kolaylığı</li>
<li>Multimedya ve eğlence seçenekleri ile hızlı dosya,resim,müzik aktarımları olmaktadır.</li>
<li>Mevcut şebekelerle birlikte çalışabilirlik, 2G’ye dolaşım sağlayabilme</li>
<li>Mevcut şebekelere geriye doğru uyum sağlayabilme, düşük kurulum maliyeti</li>
<li>Gelişmiş güvenlik yöntemleri sayesinde mobil ticarete ortam sağlayabilme</li>
<li>Medya haberciliği açısında çekilen video görüntülerinin en hızlı bir şekilde haber merkezine yetiştirilmesi</li>
<li>Son Kullanıcı açısında YouTube hesabınıza direk video gönderimi ve paylaşımı</li>
<li>4 saatte indirilebilen 700 MB&#8217;lık Divx filmin 1 saatte indirilebilmesi (2 mbps hız)</li>
<li>Görüntülü konuşmanın sağlanması.</li>
<li>Mobil TV izleyebilme (Kupa maçları ve diziler gibi).</li>
</ul>
<p> </p>
<h2>Geliştirmeler</h2>
<p>İlk tasarımlarda işlemci hızı gerekliliğini düşük tutmak adına kullanılan basit algoritmalar yüzünden hız düşük kalmakta ve daha da kötüsü gidilen hıza göre değişebilmektedir. Bu soruna çözüm olması açısından HSDPA (İngilizce <em><strong>H</strong>igh <strong>S</strong>peed <strong>D</strong>ownlink <strong>P</strong>acket <strong>A</strong>ccess</em>, yani Yüksek Hızlı Veri Paketi İndirme İmkanı) ve HSUPA (İngilizce <em><strong>H</strong>igh <strong>S</strong>peed <strong>U</strong>plink <strong>P</strong>acket <strong>A</strong>ccess</em>, yani Yüksek Hızlı Veri Pakedi Yükleme İmkanı) teknolojileri üretilmiştir. Bu teknolojiler sayesinde ortalama transfer hızı gidilen hızdan bağımsız olarak indirme ve yüklemede saniyede 1 mbit civarlarında olmaktadır. Aynı ilk nesil 3G&#8217;de olduğu gibi, HSDPA da ilk Japonya&#8217;da kullanıma açılmıştır.</p>
<p><a id=".C3.96zellikler" name=".C3.96zellikler"></a></p>
<h2>Özellikler</h2>
<p><a id="Veri_h.C4.B1zlar.C4.B1" name="Veri_h.C4.B1zlar.C4.B1"></a></p>
<h3>Veri hızları</h3>
<p>ITU kullanıcıların 3G ekipmanlarından ve sağlayıcılarından bekleyebilecekleri veri hızları ile ilgili net bir tanımlama yapmamıştır. Bu nedenle 3G hizmetinden yararlanan kullanıcıların standarttaki hızların sağlamadığından bahsetmeleri mümkün değildir. Yorum olarak &#8220;IMT-2000&#8242;in daha yüksek aktarım hızları sağlaması beklenmektedir: sabit kullanıcılar için minimum 2 Mbit/s ve maksimum 14.4 Mbit/s, ve hareket eden bir araçtaki kullanıcılar için 348 kbit/s,&#8221;<sup id="cite_ref-0"><a href="http://www.kopyalayapistir.com/wp-admin/#cite_note-0">[1]</a></sup> denmiş olsa da ITU net bir şekilde minimum ya da ortalama hızlar ya da hangi arayüzlerin 3G olarak kalifiye olacağını belirtmemiştir, bu nedenler kullanıicıların genişbant hız beklentilerini sağlama amaçlı farklı hızlar 3G olarak sunulabilmektedir.</p>
<p><a id="G.C3.BCvenlik" name="G.C3.BCvenlik"></a></p>
<h3>Güvenlik</h3>
<p>3G ağları 2G öncüllerinden daha yüksek düzeyde güvenlik sağlamaktadır. UE&#8217;nin bağlandığı ağı onaylamasını sağlayarak kullanıcının üzerinde olmak istediği ağda olduğu doğrulanmaktadır. 3G ağları eski A5/1 akım şifresi yerine KASUMİ blok kriptosu okullanmaktadır. Yine de KASUMİ şifresinin de bir takım zayıflıkları belirlenmiştir.</p>
<p>3G ağ altyapısının güvenliği dışında, uçtan uca güvenlik de İMS gibi uygulama çerçevelerine erişildiğinde sağlanmaktadır, ancak bu özellik kesin bir 3G özelliği değildir.</p>
<p><a id="Sorunlar" name="Sorunlar"></a></p>
<h2>Sorunlar</h2>
<p>3G dünya çapında kullanıcılara ulaştırılsa da bazı konular 3G sağlayıcıları ve kullanıcıları tarafından tartışılmaktadır:</p>
<ul>
<li>Bazı alanlarda 3G hizmet lisanslarının yüksek giriş ücretleri</li>
<li>Ülkeler arası lisanslama maddelerindeki farklılıklar</li>
<li>Bazı telekomünikasyon şirketlerinin 3G yatırımı yapmalarını zorlaştıran borç durumları</li>
<li>Finansal olarak zor durumdaki operatörlere az devlet desteği verilmesi</li>
<li>3G telefon maliyetleri</li>
<li>Bazı bölgelerdeki kapsama alanı darlığı</li>
<li>Bazı ülkelerdeki yüksek 3G hizmet ücretleri</li>
<li>Elle kullanılan bir cihazdan beklenen yüksek hızda hizmetler</li>
<li>3G telefonların pil ömürleri</li>
</ul>
<p><a id="2G.27den_Evrimi" name="2G.27den_Evrimi"></a></p>
<h2>2G&#8217;den Evrimi</h2>
<p><a id="4G.27ye_Evrimi" name="4G.27ye_Evrimi"></a></p>
<h2>4G&#8217;ye Evrimi</h2>
<p>3G, her ne kadar bant genişliğini verimli kullanmak ve &#8220;tıkanma&#8221;nın önüne geçmek için tasarlanmış olsa da radyo emisyonu için çok geliştirilmemiş algoritmalar kullanmaktadır. Bunun sonucu olarak 3G cihazlar gidilen hız ve ortam koşullarına göre veri transfer hızını değiştirirler:</p>
<ul>
<li>0 ile 40 km/saat arasında, 3G&#8217;nin teorik hızı saniyede 2 mbit civarındadır.</li>
<li>40 ile 120 km/saat arasında, 3G&#8217;nin veri alışveriş hızı saniyede 386 kbit&#8217;e geriler.</li>
<li>Yaklaşık 360 km/saat hızın ötesine çıkılınca, 3G verinin aktarılmasında ciddi sorunlar yaşamaya başlayabilir!</li>
</ul>
<ul>
<li>Kullanılan modülasyon tekniği cep telefonlarında doğrusallığı yüksek RF güç yükselteçlerinin kullanilmasini zorunlu kılmıştır. Bu da genelde telefonun en çok akım çeken ve verimliliğinin pil ömrüne direkt etkisi olan güç yükselteçlerinin düşük verimle kullanılmasına ve özellikle ilk nesil telefonların pil ömürlerininin kısa olmasına neden olmuştur.</li>
</ul>
<p>Buna ek olarak, 3G ile birlikte kullanılan frekans bandı 2100 / 2400 Mhz civarlarına çekilmiştir. 900 Mhz GSM standardıyla karşılaştırıldığında, bu değişiklik <strong>kapsama alanının dokuz kata kadar küçülmesi</strong> anlamına gelmektedir. Dolayısıyla şehirlerde binalar, açık alanlarda ise alanın büyüklüğü yüzünden 3G kapsama alanı dar kalmaktadır.</p>
<p>Bu iki sorunun çözümü için 4G teknolojisi planlanmaktadır.</p>
<p>4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer kablosuz telefon standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100 Mbps , Wi-Fi networklerde 1Gbps&#8217;dir. Aynı zamanda bant genişliği, WiMaX bant genişliği ile aynı boydadır.</p>
<p>&#8216;4G&#8217;, İletişimler sisteminde, &#8216;dördüncü nesil&#8217; terimine ait bir ilintilendirmedir.Bir 4G sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan &#8220;herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde&#8221;, ses, veriler ve akan çoklu kitle iletişimin kullanıcılara hizmet verebileceği, uçtan uca IP çözümü sağlayacaktır. 4G&#8217;nin ne olduğuna dair resmi bir tanımlama yapılmış olmasa da, 4G&#8217;ye ait tahmini hedefler, aşağıda yer aldığı şekilde özetlenebilir:</p>
<p>4G tamamıyla IP tabanlı, kablolu veya kablosuz bilgisayar,tüketici elektroniği,iletişim teknolojileri ve iç ve dış ortamlarda sırası ile servis kalitesi ve yüksek güvenliğiyle herhangi bir zamanda herhangi bir yerde her türlü ağ hizmetini tek bir noktada birleştirerek makul fiyat ve tek faturalandırmayla gerçekleştirecek, 100 Mbit/s ve 1 Gbit/s veri iletim kapasitesini sağlayabilen sistemlerin sistemi ve ağların ağı olmayı hedefleyen bir hizmettir.</p>
<p>Kaynak: tr.wikipedia.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/08/02/3-nesil-gsm-hizmetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan Gözü Kaç Megapixeldir?</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/20/insan-gozu-kac-megapixeldir/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/20/insan-gozu-kac-megapixeldir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 19:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[insan gözü]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Gözü Kaç Megapixeldir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Günlük hayatta “vay be, adamın cep telefonunun kamerası 2.0 mp” ya da bende bir makina var “12 MP” gibi sözler duyarız ve “vay be, teknoloji nerelere kadar geldi” deriz. Hatta bazen “ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri” falan bile deme cüretinde bulunuruz. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve bakın teknoloji hala [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta “vay be, adamın cep telefonunun kamerası 2.0 mp” ya da bende bir makina var “12 MP” gibi sözler duyarız ve “vay be, teknoloji nerelere kadar geldi” deriz. Hatta bazen “ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri” falan bile deme cüretinde bulunuruz. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve bakın teknoloji hala ne kadar aciz; ne kadar basit ve kainata kıyasla ne kadar geride kalmış.Açıklamayı size çeviriyorum:<span id="more-90"></span></p>
<p>Gözümüz tek bir taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf makinası değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir. Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller. Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri toplamaktadır. Daha fazla bilgi toplamak için de haliyle gözümüzü, gördüğümüz şeyin etrafında hareket ettiririz. Bu nedenlerden dolayı, göz ve beyin birlikteliği, retinadaki fotoalıcıların sayıca fazlalığı sayesinde,bir makinada olabileceğinden çok daha yüksek çözünürlükte veriler elde etmemizi sağlar. Aşağıda verilen eşdeğer megapiksel değerler, insan gözünün bir manzarayı ne kadar netlikte gördüğünü açıklayan bilimsel bir detaydır.</p>
<p>Yukarıdaki insan gözünün çözünürlüğünü sağlamaya neden olan veriler ışığında,şimdi önce küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90’a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün olduğunu farzedelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için:</p>
<p>90 derece * 60 arc-dakika/derece * 1/0.3 * 90 * 60 * 1/0.3 = 324,000,000 pixels (324 megapiksel) olur.</p>
<p>Gerçekte her an bu kadar çok çözünürlük elde etmiyoruz, ama gözümüz bir manzarada istediğiniz tüm detayları görmenize olanak sağlamak için sürekli istediğiniz detayın etrafında hareket eder. Ama insan gözü, bu açıdan çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak olsak bile:</p>
<p>120 * 120 * 60 * 60 / (0.3 * 0.3) = 576 megapiksel verisini elde ederiz.</p>
<p>İnsan gözünün görebileceği gerçek açı değeri şüphesiz ki çoook daha fazla çözünürlüğe tekabul eder. Bu yapıdaki (çözünürlükteki) bir veriyi kaydetmek içinse, çok fazla alana kayıt imkanı sağlayabilecek kadar gelişmiş bir kamera olması lazım.</p>
<p>Şimdi teorik bilgiyi bir kenara bırakıp , sözün özünü aktaracak olursak, pencere gibi sınırları olan bir alandan dışarıya baktığınızda gördüğünüz manzara, beyninizde 324 megapiksele eşdeğer olarak yer alıyor. Eğer görüntünüzü engelleyecek bir maniniz yoksa, 576 MP. Şimdi kameralardaki özellikler benim gozumde solda sıfır kaldı dogrusu. Aman bu yazıyı okumaya çalışırken gözünüze zeval gelmesin. Megapiksel ayarlarınız bozulmasın.</p>
<p>Kaynak : bilimarsivi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/20/insan-gozu-kac-megapixeldir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerdeki eğitim hangi dilde yapılmalıdır?</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/universitelerdeki-egitim-hangi-dilde-yapilmalidir/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/universitelerdeki-egitim-hangi-dilde-yapilmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 16:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimin Dili]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversiteler de dil sorunu?]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversiteler de Eğitim hangi dil olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerdeki eğitim hangi dilde yapılmalıdır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar öncelikle yıllardır bu konuyu düşünmekle birlikte henüz hangisinin daha mantıklı geldiğini çözebilmiş değilim. Ancak bazı arkadaşların bir düşünceyi körü körüne savunduklarına şahit oluyorum ve bu arkadaşları at gözlüklerini çıkarmaya davet ediyorum. Bu konuda hangisinin daha mantıklı olduğunu bulmak için tarafsız bir tutum içinde değerlendirmelerimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum.Ben bu yazımda her iki tarafın artı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Arkadaşlar öncelikle yıllardır bu konuyu düşünmekle birlikte henüz hangisinin daha mantıklı geldiğini çözebilmiş değilim. Ancak bazı arkadaşların bir düşünceyi körü körüne savunduklarına şahit oluyorum ve bu arkadaşları at gözlüklerini çıkarmaya davet ediyorum. Bu konuda hangisinin daha mantıklı olduğunu bulmak için tarafsız bir tutum içinde değerlendirmelerimizi yapmamız gerektiğini düşünüyorum.Ben bu yazımda her iki tarafın artı ve eksi yönlerini ortaya koymaya çalışacağım.<span id="more-77"></span></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Türkiye&#8217;de İngilizce eğitim verilmelidir :</strong></span></p>
<p><span>Türkiye&#8217;de üniversite düzeyinde eğitim dilinin ingilizce olmasını savunanların genel olarak savundukları düşünceleri aşağıda açıklamaya çalışacağım.</span></p>
<ul>
<li><span><span style="text-decoration: underline;">Kendimizi kanıtlamak için İngilizce Eğitim Almalıyız</span> : Bu fikri savunanların temel dayanak noktası kendimizi bilim dünyasında kanıtlayabilmemiz için makalelerin evrensel dil olan (?) İngilizce ile yazılması gerektiğidir.Böylece yazdığımız makaleleri dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişi rahatlıkla anlayabilir.Bunun için İngilizce  bilimsel bir makale yazmak ancak ingilizce eğitim ile gerçekleşebilir görüşü üniversitelerdeki eğitim dilinin ingilizce olmasının savunulmasında önemli bir yer tutuyor.</span></li>
<li><span><span style="text-decoration: underline;">İngilizce Eğitim ile İngilizce yazılmış makale ve Tezleri Rahatlıkla Okuyup Değerlendirebiliriz</span> : Gene bu fikir birinci fikir ile tamamen aynı olup tek farkı yazmanın dışında yazılanları da okuyabileceğimiz gerçeğidir. Bu kabiliyetle dünya bilimini güncel olarak kendimiz takip edebiliriz bir bilen tarafından türkçeye çevrilip önümüze hazır olarak konulmasından ziyade kendimiz arayıp buluruz böylece kendimiz yeniliklere daha çabuk adapte olmuş oluruz.</span></li>
<li><span><span style="text-decoration: underline;">Bilim Dili İngilizcedir</span> : Bu fikri tarafsız olarak düşündüğümüzde günümüzde malesef üzülerek söylüyorum ki bu bir gerçektir. Bilinçli olarak bilim dilinin İngilizce olması için uğraş verenler günümüzde bunun ekmeğini şüphesiz kendi dillerinde eğitim yaptırarak yiyorlar.Şöyle ki ; Şu anda 3.dünya ülkesi olan gelişmekte olan ülkeler birşey yaptıktan sonra yaptıklarını dünyaya duyurmak için ingilizceye ihtiyaç duyarlar.Hangi üniversite ya da uluslar arası bilim dergileri ingilizce,almanca,fransızca gibi temel dillerden olmayan dilleri dergilerinde yayınlıyorlar?Yayınlıyorlarsa yüzde kaçı bu kategoriye giriyor?Bu söylediklerimizin haklılığını şu şekilde kanıtlayabiliriz.Eminim ki herkes google arama motorunu kullanıyordur. Bu arama motorunda yer alan tezlerinde yüzde kaçı İngilizce yüzde kaçı Almanca Yüzde kaçı Türkçe? Sizinde tahmin edebileceğiniz gibi Türkçe diğer 3 dilin yakınından bile geçmiyor.Türkçe&#8217;nin bir ingilizce,fransızca,almanca kadar bilim de geçerli olmadığının sebeplerini düşünürseniz belki de bazı cevaplar alabiliriz.Ülkemizde bilimin gelişmesine engel olmak isteyen zihniyetlerin bu kadar aktif olarak yer aldığını düşünürsek gelişmemizin temel olarak en baştan bilinçli olarak kısıtlandığı görülebilir. Ayrıca beyin göçünün buna çok büyük bir katkısı vardır.Bizde zeki olan bilim insanlarımız hemen Avrupaya ya da Amerikaya giderek çalışmalarına burada devam ediyor.Hali ile ses getiren çalışmaları İngilizce oluyor.Bu beyin göçünün önüne geçersek bilim insanlarının beyin göçüne engel olursak ses getiren çalışmalarımızı türkçe yaparsak o zaman dünya mecburen Türkçe öğrenmek ya da en azından Türkçe çevirmen kullanmak zorunda kalmaz mı?Ama bunları yerine getiremiyorsak o zaman dünyaya sesimizi duyurmak için mutlaka makalelerimizi,tezlerimizi İngilizce olarak yazabileceğimiz bilgi ve birikime sahip olmamız gerekir.</span></li>
<li><span><span style="text-decoration: underline;">Teknik Terim Kargaşası</span> : Bunu daha iyi anlamak için kendi okuduğum bölüm olan havacılıktan birkaç örnek vermek istiyorum. Bazı dersler de görmüş olduğumuz İngilizce Terimlerin Türkçe karşılığı hocadan hocaya değişmekte bir terimin türkçesini başka hoca başka şekilde anlatmakta ama karşılığı olan terim İngilizce&#8217;de hep aynı kelime olmaktadır.Bunun neticesinde ders türkçe olsada Crankcase kelimesini söylerken motor bloğu terimlerinden hangisini kullanacağınız diye şaşırıken aramızda ya da dersler de &#8220;Krankcase şu işe yarar : &#8221; ya da &#8220;Sınavda krankcase&#8217;den 2 soru çıkacakmış gibi yarı ingilizce yarı türkçe kelime kurmak zorunda kalıyoruz böylece ne İngilizce ne de Türkçe sağlam bir temel almış oluyoruz. Bunun çözümü için o dersin ya tamamen Türkçe&#8217;sini yada İngilizceni görmek gerekiyor.Türkçe terimler daha bilimin her alanında yayılmadığı için İngilizce öğrenmek kavram karmaşasını biraz olsun hafifletiyor görüşünü savunanlara bu noktada hak veriyorum.</span></li>
</ul>
<p><span> <span style="text-decoration: underline;"><strong>Türkiye&#8217;de Türkçe eğitim verilmelidir :</strong></span><br />
</span></p>
<p>Türkiye&#8217;de neden eğitimin Türkçe olması gerektiğini  savunanların genel olarak savunduğu görüşleri de açıklayalım.</p>
<ul>
<li><span style="text-decoration: underline;">Bir Konunun Türkçe Anlaşılması Zor iken İngilizce Nasıl Anlayalım ?</span> : Bu görüşü savunanlara katılmamak elde değil. Doğduğumuzdan beri Türkçe duyuyoruz,konuşuyoruz.Türkçe&#8217;ye bu kadar hakimken anlayamadığımız konular ister istemez oluyor.Örneğin İntegral kavramını ele alalım.İntegrali anlamak kimimize Türkçe zor geliyorken bunu İngilizce daha iyi öğrenebileceğimizi kim iddia edebilir?Sonucunda illa İngilizce dediğimiz de yarım yamalak bir bilgiye sahip olmuş olmazmıyız?</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">Çok Zeki Olduğu Halde İngilizceden Anlamayan Ne yapsın?</span> : Belki de en çok karşılaştığımız örneklerden biri de budur.Arkadaş çok iyi süper ama İngilizceyi dersin dili olarak işleyecek kapasite ve bilgiye sahip değil ne yapacağız?Zaten böyle bir arkadaşın bu bilgi ve kapasiteye sahip olduğunu beklemek bir hatadır bence.Bu arkadaş bir Amerikan ya da İngiliz vatandaşı değildir.Türkiye&#8217;de sömürge bir değildir.Eee o zaman neden böyle bir birikime ihtiyaç duyalım ki?Yani İngilizce bilmediği için birşey üretme yetkisi elinden alınan bir kişiyi bilimden soğutmak ne kadar bilimsel olur onun orası da tartışılır.</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">Ancak Sömürge Ülkeler Başka Ülkelerin Dilinde Eğitim Yaparlar</span> : Zamanında İngilizler bakmışlar İskoçları savaş ile fikirlerinden döndüremiyorlar.Asıyorlar,Kesiyorlar yok sonuç hep aynı bunlar gene İngilizlerin istediklerini yapmıyorlar o zaman İngilizler demişler ki: &#8220;Bunları ancak kendi dillerinden uzaklaştıralım ancak o zaman kendi milli duygularını kaybederler.&#8221; Bu fikri uygulamaya başladıkların da ne kadar haklı olduklarını da anlamışlar.Bunun neticesin de emperyalist olan devletler güdümüne sokmak istediği ülkelerin dilini hemen kendi dillerine çevirmişlerdir.Hindistan,Yeni zellanda,Fas,Tunus,Cezayir bunlara başlıca örnek değil midir?Bunca örnek varken İngilizce Eğitim bir emperyalist hareketin tüm dünyada doğurduğu bir sonuç olarak kabul gördüğü halde kendi ayaklarımızla neden uçuruma yürüyoruz fikri tamamen mantıklı ve gerçekçi bir savunmadır benim için.</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">Türk Dili Bilim için Çok Uygun Bir Dildir</span> : Her ne kadar Dil Bilimci olmasam da bu konuya sonuna kadar katılıyorum.Türkçe de yeni kelime türetme kolaylığı,anlaşılabilirliği,yazılım ve okunuş arasında ayrım olmaması gibi konular Türkçe&#8217;nin kolay anlaşılabilmesi için bir avantaj teşkil ediyor.Yani Türkçe yazılmış bir makaleyi anlamak çok daha kolaydır.İngilizce genel olarak kelime türetme konusundan yoksun olduğu içinyeni bulunan kelimeler de kısaltmalara gidilir. DNA,RADAR gibi kelimeler aslında birçok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kısaltmalardır.Yani sözün özü Türkçe bu kadar bilime uygun bir dilken neden daha az uygun olan dili sırf dünya konuşuyor diye kabul edelim?</li>
</ul>
<p>Yazımı bitirirken kendi izlenimlerimi de paylaşmak isterim.Bu yazıyı yazarken elimden geldiği kadar tarafsız yazmak istedim.Bence çözüm Türkçe&#8217;yi Evrensel bir dil yapma da yatıyor.Eğer bu düşünce  ile devam edersek her geçen gün İngilizceyi hayatımızın her alanına girmesine ses çıkaramayacağız.Bunu engellemek için Dünya çapında buluşlar geliştirerek bunları inatla Türkçe yayınlayacağız.Yararlanmak isteyenler mutlaka Türkçe bilecek ya da Tercüman tutacak.Beyin göçünü mutlaka engelleyeceğiz.Biraz daha işe milli duygularla bakarak bolca çalışacağız.Çalışmayı hayatımızın her alanında bir hayat felsefesi olarak alırsak neden bilim dili olmayalım?Atatürk&#8217;ün dediği gibi &#8220;Ülkesini yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti dilini de yabancı dillerin boyundurluğundan kurtarmalıdır&#8221; sözünü kendimize ilke edinerek bilim dünyasında ses getirmemiz gerekmektedir. Ayrıca Atatürk&#8217;ün bir diğer sözünü de hiç unutmamamız gerekir : &#8220;Türk demek dil demektir.Dil milliyetin çok nitelikli değerlerinden biri dildir.Türk Milliyetindenim; diyen her insan herşeyden önce Türkçe konuşmalıdır.&#8221; Eğer İleride de dilimize sahip olmak istiyorsak bazı konularda fedakarlık yaparak çok çalışmamız gerekir.</p>
<p>Caner Acarbay</p>
<p>18.07.2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/universitelerdeki-egitim-hangi-dilde-yapilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3G Teknolojisi Nedir?</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/3g-teknolojisi-nedir/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/3g-teknolojisi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 16:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bttn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[3G]]></category>
		<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[görüntülü konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[3G teknolojisi kısaca telefonla uydu aracılığı ile veri alma veya göndermedir. Eski GPRS sistemlerde ses normal olarak giderken, yeni nesil 3G de ise ses veri olarak gidecektir.
Bunun yararları ise çoktur. Laptop’unuzudan cep telefonu aracılığı ile geniş bant olarak internete bağlanabilirsiniz, cep telefonuzun taracısıyla internete bağlanabilirsiniz, cep telefonu ile görüntülü konuşma yapabilir veya TV izleyebilirsiniz.

3G SİSTEMİNE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">3G teknolojisi kısaca telefonla uydu aracılığı ile veri alma veya göndermedir. Eski GPRS sistemlerde ses normal olarak giderken, yeni nesil 3G de ise ses veri olarak gidecektir.</p>
<p align="justify">Bunun yararları ise çoktur. Laptop’unuzudan cep telefonu aracılığı ile geniş bant olarak internete bağlanabilirsiniz, cep telefonuzun taracısıyla internete bağlanabilirsiniz, cep telefonu ile görüntülü konuşma yapabilir veya TV izleyebilirsiniz.</p>
<p align="justify"><span id="more-78"></span></p>
<p align="justify"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">3G SİSTEMİNE NASIL GELİNDİ?</span></strong><br />
Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 2G Sayısal sistemler daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale geldi.</p>
<p>2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden internete erişim imkanı sağlandı ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydedildi. Her kuşakta ses hizmeti sunulabilirken, bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlıyor.</p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">CEPTEN GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMA DÖNEMİ BAŞLAYACAK</span></strong><br />
3G sistemlerinde hızlar artık Megabitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına, bir sonraki teknolojiyi oluşturan HSDPA’de (High Speed Downlink Packet Access -3.5G) 14 Mbps veri iletim hızlarına teorik olarak ulaşılabiliyor.</p>
<p>Hızdaki bu artış özellikle bilgiye erişim açısından alışılan erişim kavramına yeni bir boyut getirecek. Mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda internet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi pek çok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilecek.</p>
<p>Abonelerin bu hizmetleri alabilmesi için 3G sistemine uyumlu cep telefonları kullanmaları gerekecek. Ancak Türkiye’de henüz uygulama başlamamasına karşın bugüne kadar 1 milyonun üzerinde 3G sistemine uyumlu cep telefonunun satıldığı belirtildi.</p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">‘CEP’TE HIZLI VE ZENGİN İÇERİK</span></strong><br />
3G şebekeleri üzerinden ses hizmeti sunulacak olsa da esas ağırlık hızlı ve zengin içerikli veri uygulamaları olacak. 3G şebekelerinin faaliyete geçmesiyle;cep telefonundan internete hızlı erişimin yaygınlaşacağı, e-devlet uygulamalarına önemli bir ivme kazandıracağı, sağlık hizmetleri, uzaktan eğitim, mobil-kütüphane, internet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim, internet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlanması öngörülüyor.</p>
<p>Sistemin yaşlı ve engellilerin uzaktan gözetim ve kontrolünde kolaylıklar sağlayacağı, mobil uygulamalar ile vatandaşların yaşamını daha da kolaylaştırması bekleniyor.</p>
<p align="justify">Ve işte 3G ile ilgili komik bir <a title="3G ile ilgili komik bir video." href="http://www.youtube.com/watch?v=5e6iK45GiBg&amp;eurl=http://www.serdarkalkan.com/3g_teknolojisi.htm&amp;feature=player_embedded" target="_blank"><strong>video.</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/18/3g-teknolojisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amerika Katliam Kronolojisi</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/15/amerika-katliam-kronolojisi/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/15/amerika-katliam-kronolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 13:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Katliam Kronolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Barbar Amerika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[1898: Meksika’yı işgal eder; aynı yıl Küba’ya girer.
1921: Nikaragua’yı işgal eder, Sandino ve 300 Kişiyi katleder.
1945: Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atar, 250.000 kişiyi katleder.
1950-53: Yüz binlerce Koreli&#8217;yi katleder (Kore Savaşı&#8217;na Türkiye de katılmıştı).
1954: Binlerce Guatemalalı&#8217;yı katleder.
1955: Endonezya, Laos, Kamboçya’da çok sayıda CIA operasyonu düzenlenir.
1950-59: Küba’da 60.000 kişi ABD destekli Badista  birliklerince katledilir.
1961: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>1898: Meksika’yı işgal eder; aynı yıl Küba’ya girer.<br />
1921: Nikaragua’yı işgal eder, Sandino ve 300 Kişiyi katleder.<br />
1945: Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atar, 250.000 kişiyi katleder.<br />
1950-53: Yüz binlerce Koreli&#8217;yi katleder (Kore Savaşı&#8217;na Türkiye de katılmıştı).<br />
1954: Binlerce Guatemalalı&#8217;yı katleder.<br />
1955: Endonezya, Laos, Kamboçya’da çok sayıda CIA operasyonu düzenlenir.<br />
1950-59: Küba’da 60.000 kişi ABD destekli Badista  birliklerince katledilir.<br />
1961: Domuzlar Körfezi çıkarmasını örgütler.<br />
1965: Endonezya’da 1.000.000 kişinin katledilmesine sebep olur. Aynı yıl 10.000 kişi Dominik’te ABD paraşütçülerince katledilir.<br />
1975: Vietnam’dan kovulduğunda ardında 170.000 ölü 80.000 sakat, onbinlerce tecavüz olayı bırakır. 1970-75’te Kamboçya ve Laos’ta 1.000.000 kişiyi katlederler.<br />
1973: Şili’de CIA darbesi ile 30.000 kişi katledilir. Arjantin’de işbirlikçileri ile 30.000 kişi katledilir.<br />
1983: Lübnan’da 14.000 deniz piyadesi binlerce kişiyi katleder ve aynı yıl 6. filo Lübnan’ı günlerce bombalar. Ve yine aynı yıl Grenada’yı işgal eder ve yüzlerce kişi katledilir.<br />
1986: Libya’yı bombalar ve bine yakın sivili katleder, ülkeye ambargo uygular.<br />
1989: Panama’ya asker çıkartır ve 5.000 Panamalı&#8217;nın ölümüne sebep olur.<br />
1991: Irak’a saldırır ve 100.000&#8242;nin üzerinde Iraklı’nın ölmesine sebep olur.<br />
2003: Irak’ı işgal eder. Sadece geçen yıl ölen sivillerin sayısı 34 bin 500, savaşın başlangıcından bu yana ölen sivillerin sayısı en az 64 bin kişidir.</p>
<p>Ve Felluce; ABD’nin katliam tarihinde özel bir yeri olan Felluce’de 1500 sivilin sokaklarda öldürülüp çürümeye terk edildigi, cesetlerin köpekler tarafından yenilmeye başlandığı ve 250 bin kişinin bölgeden sürüldüğü belirtilen raporda Felluce katliamına birde isim buldular: Post Modern Soykırım!..</p>
<p>(alintidir)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/15/amerika-katliam-kronolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgi Edinme Kanunu</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/bilgi-edinme-kanunu/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/bilgi-edinme-kanunu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 12:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Edinme Kanunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzdeki en büyük sorun hakkımızı aramak diye düşünüyorum.Birçok kimse hakkını arayamadığı için birçok hak ve hizmetten mahrum kalıyor. Bunun için arkadaşlar herkesin en azından bir kez bilgi edinme kanununun okuması gerektiğini düşünüyorum.
İndir
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzdeki en büyük sorun hakkımızı aramak diye düşünüyorum.Birçok kimse hakkını arayamadığı için birçok hak ve hizmetten mahrum kalıyor. Bunun için arkadaşlar herkesin en azından bir kez bilgi edinme kanununun okuması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/255694588/bilgi_edinme_kanun.rar.html" target="_blank">İndir</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/bilgi-edinme-kanunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlginç bir test !</title>
		<link>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/ilginc-bir-test/</link>
		<comments>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/ilginc-bir-test/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 23:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cacarbay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç bir test]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kopyalayapistir.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[(bu testi gürültüsüz bir ortamda kendinizi vererek yapın)
Asagidaki testi yapin. Sadece sorulari mümkün oldugunca cabuk yapin&#8230;  
Ama lütfen bir önceki islemi yapmadan sonraki sorulari okumaya devam etmeyin.
Yanitlari yazmaniza gerek yok, akildan hesaplayin. Isin hilesi ya da sacma sapan bir sonu yok. Hatta cok ilginc bir sonuca ulasacaksiniz&#8230; Sunlari hesaplayin: (bir islemi bitirmeden sonrakine geçmeyin,yazmaniza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>(bu testi gürültüsüz bir ortamda kendinizi vererek yapın)<br />
Asagidaki testi yapin. Sadece sorulari mümkün oldugunca cabuk yapin&#8230;  <span id="more-57"></span><br />
Ama lütfen bir önceki islemi yapmadan sonraki sorulari okumaya devam etmeyin.</p>
<p>Yanitlari yazmaniza gerek yok, akildan hesaplayin. Isin hilesi ya da sacma sapan bir sonu yok. Hatta cok ilginc bir sonuca ulasacaksiniz&#8230; Sunlari hesaplayin: (bir islemi bitirmeden sonrakine geçmeyin,yazmaniza gerek yok akildan yapabilirsiniz)</p>
<p>15+6</p>
<p>3+56</p>
<p>89+2</p>
<p>12+53</p>
<p>75+26</p>
<p>25+52</p>
<p>63+32</p>
<p>bayildiniz biliyorum ama biraz daha katlanin&#8230;.</p>
<p>123+5</p>
<p>ÇABUK ! BiR ALET VE BiR RENK DUSUNUN&#8230;</p>
<p>AKLINIZA ILK GELEN LUTFEN&#8230;</p>
<p>Tamamsa en alta inin&#8230;<br />
.<br />
.<br />
.<br />
.</p>
<p>Akliniza hemen &#8220;Kirmizi bir Çekiç&#8221; geldi degil mi???</p>
<p>Eger öyle degilse, &#8220;farkli&#8221; düsünme yapisina sahip % 2&#8242; lik insan grubundasiniz demektir&#8230; Bu testi yapanlarin % 98&#8242; i &#8220;Kirmizi Çekiç&#8221; yanitini verdiler. Inanmiyorsaniz, çevrenizdekilere de uygulayin ve oldugunu görün </span></p>
<p><span>Not : Arkadaşlar benim testte de kırmızı çekiç çıktı çok ilginç gerçekten yapanlar yorum yazarsa sevinirim.</span></p>
<p><span>Kaynak : Bilim.org-Berker Atagün<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kopyalayapistir.com/2009/07/14/ilginc-bir-test/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
